insanın gökyüzüyle kurduğu en kadim pazarlıktır. kayseri'nin üç ilçesinde yağış bekleniyor denince akla hemen bir tarım takvimi, bir çiftçinin yüzündeki endişe ya da bir okul servisinin kaygan asfaltta attığı tereddütlü adım gelir. meteorolojinin saat vermesi, aslında doğanın öngörülemezliğine karşı kurduğumuz o kırılgan güven köprüsüdür; bir yandan "yağmur yağacak" derken öte yandan "yağmazsa da şaşırmayın" payını her cümlenin altına gizleriz.
kayseri gibi karasal iklimin hüküm sürdüğü bir coğrafyada yağış, sadece bir hava olayı değil; ekinin, pazarın, sobanın ve sohbetin belirleyicisidir. üç ilçe için verilen saatli uyarı, aslında modern insanın doğayla olan mesafesini de gösterir: artık yağmuru pencereden değil ekrandan izliyor, bulutlara bakmak yerine radar görüntüsüne bakıyoruz. bilgi artıyor ama teslimiyet azalıyor; belki de bu yüzden her tahmin, içinde biraz hüzün ve biraz da kibir taşır.