almanya'da ekim ayında tam elektrikli otomobiller yeni araç kayıtlarının %37'sini alarak benzinli ve dizelin toplamını üst üste ikinci kez geçmiş. kayıt sayısı 94.086'ya çıkmış, geçen yıl aynı ay 52.425'ti; yani %79,5'lik bir artış var. rakamlar tek başına bir şey anlatmıyor aslında, asıl mesele bu ivmenin nereden geldiği.
perde arkasında iki şey var: birincisi, alman alıcının kafasındaki "menzil korkusu" ve "şarj bulamama" hikâyesi artık eskisi kadar satmıyor, ikincisi ise markaların kendi ayaklarına sıkmayı bırakıp fiyat/menzil dengesini tutturması. devlet teşviki olmadan bile benzinli-dizel toplamını geçebiliyorsanız, bu artık niş bir heves değil, pazarın kendisinin yön değiştirmesidir. yıllardır "elektrikli araçlar asla ana akım olmaz" diyenleri en çok kızdıracak kısım da tam burası.
bana kalırsa asıl sarsıcı olan, bunun bir alman otomobil geleneği meselesine dönüşmesi. volkswagen, mercedes, bmw gibi isimlerin memleketinde benzinli ve dizel toplamının geride kalması, sadece bir satış istatistiği değil; mühendislik kültürünün ve tüketici alışkanlığının sessiz bir devrimi. türkiye gibi pazarlar içinse ders net: şarj altyapısı ve vergi dengesi oturursa talep kendiliğinden geliyor, kimse kimseyi zorlamak zorunda kalmıyor. (bkz: elektrikli araçlar)