İngiltere Premier Lig'de Chelsea forması giyen 24 yaşındaki Cole Palmer'ın Bournemouth maçının ardından evine yürüyerek gitmesiyle gündeme gelen durumdur. Olayın özü şu: maç çıkışı takım otobüsüne ya da özel aracına binmek yerine yürümeyi tercih eden futbolcu, sokakta kendisini gören taraftarların ilgisiyle karşılaşmış ve bu alışılmadık görüntü kısa sürede sosyal medyada yayılmış.
Aslında haberin "dünyaca ünlü" sıfatıyla şişirilmesi biraz komik, çünkü Premier Lig'de haftada bir maç yapan bir oyuncunun stattan eve yürümesi teknik olarak sıra dışı ama abartıldığı kadar da değil. Yine de meselenin özü şurada: modern futbol endüstrisinde oyuncular genelde kulüp araçlarıyla, güvenlik eşliğinde ve kameralardan uzak bir şekilde taşınır. Palmer'ın bu rutini kırması, hem sıradanlığa dönüş sinyali hem de marka değeri açısından bilinçli bir "halktan biri" imajı olarak okunabilir.
Taraftarların şaşkınlığı da tam buradan besleniyor: Bir yanda astronomik maaşlar ve izole yaşamlar, diğer yanda sokakta yürüyen bir yıldız. Bu tür anlar futbolun ticarileşmesine karşı duyulan özlemi deşiyor; insanlar sahada harikalar yaratan birinin gerçek hayatta hâlâ yürüyebildiğini görmek istiyor. Palmer cephesinden bakınca ise bu, hem sempati toplayan hem de gelecekte "o da bizden biri" anlatısını besleyen bir PR hamlesi olabilir.