fransa'daki protestolar, bir aydır liselilerin ve destekçilerinin daha iyi eğitim koşulları talebiyle sürdürdüğü eylemlerdir. öğrenciler, çiftçiler ve iklim aktivistlerinin aynı sokakta buluşması, işin sadece eğitim meselesi olmadığını, avrupa'nın ortasında birikmiş bir toplumsal öfkenin taştığını gösteriyor. trump'ın bu tabloyu görüp ilk refleksinin "göçmen" demek olması ise tam bir kayıp veri durumu: elinde tek bir anahtar var, her kilide onu sokmaya çalışıyor.
"tamamen farklı bir dünyadan gelen, kalplerinde nefret taşıyan insanların göçü, bir zamanlar büyük olan bu ülkeyi paramparça etti. çok geç olmadan sınırlarınızı kapatın ve kontrolü ele alın."
burada asıl mesele trump'ın yanlış teşhisi değil, o teşhisin kimin işine yaradığı. fransa'da sokağa çıkan çiftçi de, iklim aktivisti de, lise öğrencisi de kendi derdini anlatmaya çalışırken birileri çıkıp "kalplerinde nefret taşıyan insanlar" diyorsa, orada tartışma çözülmüyor, sadece başka bir kılıfa sokuluyor. göçmen meselesi bir proxy; asıl kavga bütçe, eğitim ve kimin sesinin duyulacağı üzerine.
para piyasaları tarafından bakınca da manzara net: fransa'da sokak ısındıkça avrupa tahvillerinde risk primi kabarıyor, avro/dolar paritesi her siyasi gürültüde zıplıyor. trump'ın tweet'i bir ekonomi politikası değil, bir volatilite enjeksiyonu. yatırımcı için "kim haklı" sorusu değersiz; soru şu: bu gürültü kaç gün sürer ve hangi varlığın fiyatına yansır? zamanında yazdığımız gibi (bkz: #yUuYypNNS_PGZA_3QimAB), ekonomi dediğin şey aslında bir iyilik borcu defteridir; bugün faizi düşürüp yarın sadakati tahsil edersin. fransa'da da aynı defter açık: sokaktaki öfke bir gün sandıkta faiziyle geri döner.