savaşın fiziksel yıkımıyla tanımlanan, ancak asıl ağırlığı görünmeyen enkazda biriken bir insanlık durumudur. gazze şeridi'nde hasar görmüş bir binanın çökmesi sonucu beşi çocuk 21 kişinin ölmesi, bu tablonun rutinleşen ama her seferinde sarsan yüzü. ateşkes ya da çatışma fark etmeksizin, ayakta kalan her yapı bir mezar potansiyeli taşıyor; kurtarma ekipleri ve buldozerler enkazın altındakilere ulaşmaya çalışırken, kayıpların sayısı ölülerden çok daha fazla olabiliyor.
burada kilit nokta, yıkımın sadece bombalarla değil, zamanla ve ihmal edilmiş altyapıyla da öldürmeye devam etmesi. hasarlı binalar, savaşın bitmediği her gün yeni canlar alıyor; çocukların oranı ise nüfusun yarısına yakın olduğu için kaçınılmaz biçimde yüksek. uluslararası toplumun "insani ara" ve "güvenli bölge" tartışmaları, enkazın altındaki gerçekliği değiştirmiyor. rakamlar her güncellendiğinde aslında aynı hikaye yazılıyor: savaşın enkazı, savaştan sonra da öldürmeye devam ediyor.