Hellraiser: Revival, Clive Barker'ın kült korku evreninden uyarlanan, kanal kapatma vakalarıyla gündeme gelen bir oyun. Fransız içerik üreticisi J0nathan'ın 190 bin aboneli YouTube kanalı, oyunun açılış bölümündeki çıplaklık sahneleri nedeniyle platformun cinsellik politikalarını ihlal ettiği gerekçesiyle kalıcı olarak kapatıldı. İşin ironik tarafı, J0nathan'ın bu sahneleri sansürlemesine rağmen kanalına erişimini kaybetmesi.
Olay, YouTube'un otomatik içerik denetleme sistemlerinin ne kadar acımasız ve bağlam körü olabileceğini bir kez daha gösteriyor. Bir yayıncı, oyunun sanatsal bütünlüğünü korumak için önlem alıyor; platform ise algoritmik bir kararla, itiraz kapısını bile aralamadan kanalı siliyor. Burada asıl mesele çıplaklık değil, denetimin keyfiliği. Aynı platformda milyonlarca izlenen, şiddet ve nefret içeren içerikler cirit atarken, bir korku oyununun sansürlenmiş sahnesi yüzünden emek verilmiş bir kanalın yok edilmesi, dijital çağın yeni tür bir sansürünü işaret ediyor.
Hellraiser'ın kendisi zaten bedenin sınırlarını, acıyı ve arzuyu sorgulayan bir yapıt. Oyunun bu sahneleri de muhtemelen hikâyenin karanlık dokusuna hizmet ediyor. Ancak platformlar, sanatı ve müstehcenliği ayırt edecek bir zekâdan yoksun. J0nathan'ın kaybı, sadece bir kanalın kapanması değil; içerik üreticilerinin platformlara duyduğu güvenin de iflası. (bkz: #oi6zFXf_5UiVwtYmXcJ8X) formatında bir referans vermek gerekirse, bu olay tam da o türden bir sistem eleştirisi örneği. Sonuçta her şey bir if (onay) {} bloğuna bakıyor: onay yoksa, kanal yok.