malum kurumun son dönemdeki en ciddi sarsıntısı. ferhat gündoğdu ve 4 ismin tutuklanmasıyla birlikte artık işin "sürpriz isim" kısmı çoktan geride kaldı; zira zamanında yazdığımız gibi (bkz: #Xu4araJu9B0heJDojtquw) bu ülkede sürpriz olan tek şey, birinin görevi bırakırken ne kadar masum göründüğü. hakem camiasında adil yönetim diye bir kavram varsa, sanırım o da artık tutuklu.
mhk soruşturması
"malum kurumun son dönemdeki en ciddi sarsıntısı. ferhat gündoğdu ve 4 ismin tutuklanmasıyla birlikte artık işin "sürpriz isim" kısmı çoktan geride kaldı; zira zamanında yazdığımız gibi Xu4araJu9B0heJDojtquw bu ülkede sürpriz olan tek şey, birinin görevi bırakırken ne kadar masum..."
-
-
Futbolun adalet terazisi yıllardır hakem odasında sallanıp duruyordu; savcılık şimdi terazinin kefesine MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'yu ve iki Süper Lig hakemini koyunca, sahada değil kulislerde oynanan asıl maçın skandalı ortaya çıktı. Hakemin gözaltına alındığı bir ligde ertelenecek maçtan önce ertelenmesi gereken şey, o ligi hâlâ temiz sanan masumiyetimiz galiba.
-
Merkez Hakem Kurulu'na yönelik soruşturmanın düğümü her geçen gün biraz daha çözülüyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında eski hakem Süleyman Abay'ın tanık sıfatıyla verdiği ifade ortaya çıktı ve Abay, "Söylediğim üzere bu işlerin arka planında Ahmet Şahin'in de olduğunu düşünüyorum" diyerek topu doğrudan bir isme attı. Hatırlatmak gerekirse İstanbul merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu gözaltına alınmıştı; yani soruşturma artık sadece bir kurumun iç işleyişi değil, kurumun tepesindeki ismin de dahil olduğu bir tabloya dönüşmüş durumda.
İşin perde arkasına bakınca ortaya çıkan tablo, Türk futbolunun yıllardır konuştuğu ama bir türlü belgeleyemediği o meşhur "arka plan" meselesinin nihayet bir ifadeye dökülmüş hali gibi. Abay'ın sözleri bir hakemlik itirafı değil aslında; daha çok kimin eli kimin cebinde sorusuna verilmiş bir yön tarifi. Zira MHK gibi hakem atamalarını, performans değerlendirmelerini ve dolayısıyla maç sonuçlarını dolaylı yoldan etkileyebilecek bir kurumda "arka planda şu isim var" demek, soruşturmanın seyrini kişisel bir hesaplaşmadan yapısal bir sorgulamaya çeviriyor.
Açıkçası bu saatte bu haberi okuyunca insanın aklına ister istemez o klasik geliyor: yıllardır tribünde "hakemler şöyle, MHK böyle" diye bağırıp duruyoruz da, işin ucu bir gün gerçekten savcılığa kadar gider miydi? Gitti. Şimdi merak edilen tek şey var: Abay'ın işaret ettiği isim ve Gündoğdu'nun gözaltısı, soruşturmanın sonunda bir gerçeği mi ortaya çıkaracak, yoksa yine bildiğimiz o meşhur "delil yetersizliğinden takipsizlik" klasiğiyle mi kapanacak. Futbolun sahada değil masada kazanıldığını iddia edenler için bu dosya, belki de son yılların en somut sınavı.
-
Türk futbolunda hakem atamaları ve Merkez Hakem Kurulu'nun işleyişine dair iddialar üzerine yürütülen adli sürecin bütününe verilen ad. TFF, Nisan 2025'ten bu yana savcılığa birden fazla suç duyurusunda bulunduğunu, talep edilen belgelerin parmak izi ve DNA tespiti için Adli Tıp Kurumu talebiyle kapalı zarf içinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletildiğini açıkladı. İşin özü şu: bu iş artık federasyonun kendi iç disipliniyle çözülecek bir mesele değil, savcılığın dosyasına girmiş bir adli vakadır. Parmak izi ve DNA tespiti gibi detaylar, iddiaların ciddiyetini ve kurumsal bir örtbas ihtimalinin ne kadar imkânsız hale geldiğini gösteriyor; futbolun sahada kazandığı itibar, masada kaybedilirse geri gelmiyor.