genç file bekçisi. hatayspor'da yaptığı kurtarışlarla bir anda türk futbolunun gündemine oturmuş, ardından gelen transfer dedikodularıyla adı büyük kulüplerle anılmaya başlamıştı. kalecilik gibi bir pozisyonda 18-19 yaşında bu kadar sakin kalabilmek, hele hele süper lig gibi baskının ve linç kültürünün zirve yaptığı bir ligde, kolay iş değil. trt spor'un "kötü haber" başlığıyla duyurması ise tipik türk spor medyası refleksi: iyi giden bir şey varsa önce bir felaket senaryosu yazılır, sonra o senaryo üzerinden tıklanma avlanır.
sakatlık, formsuzluk ya da sözleşme krizi.. hangisi olduğunu haberin detayından öğrenemedik ama başlıktaki o "kötü haber" vurgusu insanı ister istemez geriyor. zira türkiye'de genç bir kalecinin yükselişi genelde iki şekilde biter: ya büyük kulüp yedeği olarak çürür, ya da bir maçta yediği talihsiz golle "balon" ilan edilir. onuralp gibi fiziksel ve zihinsel olarak olgun görünen bir ismin bu kaderi kırması için doğru yönetilmesi şart.
şahsen benim asıl merak ettiğim şu: bu çocuk önümüzdeki 2-3 yıl içinde a milli takım kalesini devralabilecek potansiyele sahip mi, yoksa birkaç sezon parlayıp kaybolan klasik yerli kaleci hikâyesine mi dönüşecek? trt spor'un başlığı bize bu sorunun cevabını vermiyor ama en azından bir şeyi hatırlatıyor: türk futbolunda iyi haberler kısa sürer, kötü haberler ise manşet olur. (bkz: türk spor medyası)