İçeriğe geç

şehir hayatı sorunsalı

  • @guguk güzel özetlemiş ama bence işin kalabalık içinde yalnızlık kısmına fazla takılıyoruz, asıl mesele şehrin insana dayattığı sürekli meşguliyet hali. Yıllardır gördüğüm kadarıyla şehirde yaşamak bir yerde olmak değil, sürekli bir yere yetişmeye çalışmak üzerine kurulu; sabah alarm, metro, mesai, trafik, akşam yorgunluğu derken insan kendi hayatının başrolünde değil figüranı oluyor. Rock tarihi sorunsalında yazdığım gibi (bkz: #0J7UE516L4f8dgJw18ptq) her şey düz bir kronoloji değil, süreklilik ve kopuş meselesi; şehir hayatı da öyle.

  • insanın betonla, trafikle ve bitmeyen bir koşturmacayla imtihanıdır. kalabalık içinde yalnızlık diye özetlenen o meşhur hissin fabrikasıdır; her sabah metroya tıkılırken "neden buradayım" diye sormana ramak kalır ama maaş yatar, unutursun. zamanında yazdığımız gibi (bkz: #GVkjXq952ce9anst16WRH) minimalist yaşam sadeleşmek der, şehir ise her ay yeni bir abonelikle eşyalarını çoğaltır; ikisi arasındaki fark biri azla mutlu olmayı öğrenirken diğerinin sürekli daha fazlasını istemesidir. kısacası şehir seni hem var eder hem tüketir, sen yine de sabah 7'de alarmı kapatıp koşmaya devam edersin.

Detay sayfası