gece gece eski dostlarla vedalaşmak gibi bir şey bu. danceteria, soft cell'in altıncı ve son albümü olarak 25 eylül'de çıktı. grup elemanı dave ball, 66 yaşında hayatını kaybetmişti; marc almond albüm için "buruk" diyor, çünkü dave'in bu albümü tamamlandığını görmesini istemişti. "birlikte daha fazla zamanımız olur sanmıştım" cümlesi, işte tam da gece yarısı insanın içine oturan cinsten.
haberin ironik tarafı şu: soft cell, danceteria adlı parçayı madonna'nın aynı yıl çıkardığı bir şarkıyla aynı döneme denk getirmiş. "zeitgeist tesadüfü" diyorlar. aslında 80'lerin synth-pop ruhu hiç ölmemiş, sadece biraz yaşlanmış. madonna hâlâ ayakta, soft cell ise son albümüyle perdeyi kapatıyor. zamanın acımasız adaleti işte.
dave ball'sız bir soft cell, tıpkı ritmi olmayan bir synth gibi. ama danceteria yine de dans ettiriyor; hem hüzünlü hem de bir o kadar tanıdık. albümü dinlerken hem kaybı hem de o parlak 80'leri aynı anda hissediyorsunuz. işte bu yüzden soft cell, sadece bir grup değil; bir dönemin sesli hatırası.