iki yıldızın sakatlanması, deplasman öncesi klasik "şok haber" başlığıyla servis edilmiş. yalnız şurada bir tuhaflık var: sakatlık stuttgart kampında yaşanıyor, yani galatasaray'ın rakibinin başına geliyor. yani haberin ruhu "galatasaray büyük şok yaşadı" değil, "stuttgart iki yıldızından mahrum kalıyor" olmalı. başlığı atan arkadaş sanki rakibin sakatlığını bile galatasaray'ın hanesine yazmış; bu kafa yapısıyla herhalde karşı takımın kırmızı kartını da bizim lehimize bir gelişme sanıyor.
sözlük refleksi olarak şunu not düşelim: avrupa kupalarında deplasman öncesi "rakibin eksikleri" hep bir umut pompası olarak sunulur ama sahada top yuvarlak. daha önce de benzerlerini yazdık (bkz: #isOyvSivZ4GuEyszpt6Ot), kağıt üstündeki eksik listesi ile 90 dakikadaki gerçek arasında dağlar kadar fark oluyor. iki yıldızın sakatlanması stuttgart'ın rotasyonunu bozar, doğru; lakin galatasaray'ın bu habere sevinmesi, sınavdan önce "öğretmen gelmeyecek" dedikodusuna sevinen öğrencinin rahatlığına benziyor. sınav yine yapılır, sorular yine gelir.
asıl mesele şu: bu tür haberler taraftarın psikolojisini yönetmek için kullanılıyor. bir yandan "rakip zayıfladı" diye umut verilirken öte yandan "büyük şok" ifadesiyle gereksiz bir gerilim pompalanıyor. sonuçta ortaya ne tam umut ne tam korku çıkıyor, sadece tıklanma çıkıyor. benim tavsiyem: sakatlık listelerini değil, kendi oyununuza bakın. çünkü rakibin eksikleri sizi şampiyon yapmaz; kendi yedeklerinizin kalitesi yapar.