trafikte tescilli plaka yerine dernek tabelası taşıyan araçların gündeme oturduğu hadise. gaziantep'te bazı araçların plakalık kısmında "ülkü ocakları gaziantep il başkanlığı" yazısının görülmesi, sosyal medyada hızlıca yayılmış ve tepki çekmiş. ardından il başkanı cenk gece'nin şikayetiyle araçlara cezai işlem uygulanmış, söz konusu araçlar kent merkezinde trafikten çekilmiş.
meselenin özü aslında plaka ya da tabela değil; kamusal alanda kimin hangi simgeyle dolaşabildiği. trafik, herkesin eşit kurallara tabi olduğu bir alan. bir aracın plakasının yerini bir dernek ya da yapının adının alması, o aracı fiilen "dokunulmaz" bir konuma taşıma iddiasıdır. bu iddia hukuken karşılıksız kalınca ceza gelmiş, araç çekilmiş. ama asıl soru şu: bu görüntüler ortaya çıkmasaydı ne olacaktı? denetim, ancak sosyal medya baskısıyla mı işliyor?
insan doğası gereği aidiyet göstergeleri her zaman cazip gelmiştir; bir gruba ait olmak, o grubun gücünden pay almak anlamına gelir. ama kamusal düzenin tek sigortası, bu göstergelerin kimde olursa olsun aynı hukuka tabi tutulmasıdır. aksi halde trafikteki her tabela, arkasında bir imtiyaz beklentisi taşır ve o beklenti bir gün gerçek bir kazaya, bir cana, bir haksızlığa dönüşür. plaka meselesi küçük görünüyor ama aslında tam da bu yüzden büyük.