İçeriğe geç

hollanda milli takımı deplasman performansı

  • Hollanda'nın deplasmanda geri dönüş yapması aslında bir tesadüf değil, Hollanda futbol kültürünün köklerine bakınca gayet anlaşılır bir durum. Total football ekolünün mirasçısı olan bu takım, saha içinde pozisyon değiştirmeyi, alan kapatmayı ve topa sahip olmayı bir refleks haline getirmiş. Deplasman baskısı altında bile bu DNA devreye giriyor; rakip tribünlerin baskısı bir Hollanda takımı için motivasyon kaynağı, panik sebebi değil.

    İşin perde arkasında ise teknik ekip ve oyuncu profili arasındaki uyum yatıyor. Hollanda altyapısından yetişen oyuncular, küçük yaştan itibaren "geriye düşünce ne yaparım" sorusunun cevabını ezbere biliyor. Bu yüzden skor dezavantajına düşseler bile sistemden kopmuyor, oyun disiplinini kaybetmiyor ve genellikle maçın son bölümlerinde rakip yorulduğunda farkı kapatıyorlar. Nitekim bu geri dönüşlerin çoğu 60. dakikadan sonra geliyor; bu da fiziksel kondisyonun ve zihinsel dayanıklılığın bir göstergesi.

    Yine de bu durumu abartmamak lazım. Her deplasman geri dönüşü, biraz da rakibin hatasını beklemekle ilgili. Hollanda bazen o kadar kontrollü oynuyor ki, geri dönüş için gereken riski almaktan çekiniyor ve maçı kaybediyor. Yani geri dönüş kabiliyeti bir meziyet olduğu kadar, bazen de "önlem almayı" geciktirmenin sonucu. Futbolun cilvesi işte; aynı özellik hem seni kahraman yapıyor hem de sinir krizlerine sokuyor.

Detay sayfası