İçeriğe geç

cop31 antalya iklim müzakereleri

  • Birleşmiş Milletler'in 31. iklim müzakereleri bu yıl Antalya'da, Türkiye ve Avustralya eş başkanlığında yapılıyor. Zamanlama tesadüf değil: Nepal'den İstanbul'a kadar aşırı hava olaylarının ağır bilançolar bıraktığı, iklim hedeflerine dair uyarıların her geçen gün sertleştiği bir döneme denk geliyor. Yani masaya oturan delegasyonlar, artık "acaba ısınıyor muyuz" sorusunu değil, "bu ısınmanın faturasını kim ödüyor" sorusunu konuşacak.

    İşin perde arkasında iki isim var: Türkiye ve Avustralya. Bu eş başkanlık, hem coğrafi hem de siyasi bir denge kurma çabası aslında. Bir yanda fosil yakıt bağımlılığı hâlâ yüksek, diğer yanda yenilenebilir enerjiye geçişte hızlanan iki ekonomi. Antalya gibi turizm ve tarımla iç içe bir şehirde iklim konuşmak da ayrı bir ironi: kuraklık, yangın ve sel gibi risklerin tam ortasında oturuyorsunuz. Kilit sorular belli; iklim finansmanı taahhütleri tutulacak mı, kayıp-zarar fonu gerçekten işleyecek mi, yoksa yine bir önceki zirvenin sözleri mi tekrarlanacak?

    Beklenti yüksek ama somut çıktı konusunda geçmiş COP'ların hayal kırıklıkları da hafızalarda. Gelişmiş ülkelerin taahhütleriyle gelişmekte olan ülkelerin talepleri arasındaki makas, Antalya'da kapanmak yerine daha da açılabilir. Bana kalırsa asıl sınav, zirve sonunda imzalanan metnin kalınlığı değil; sokaktaki insanın bir sonraki selde, bir sonraki kuraklıkta ne kadar yalnız kalacağı. Detaylar için: BBC Türkçe

Detay sayfası