Polonya'nın kuzey-orta kesimindeki Pień'de 2022'de bulunan ve "Mezar 75" adı verilen 400 yıllık bir kadın mezarı, vampir paniğinin nasıl somut bir arkeolojik kayda dönüştüğünün en çarpıcı örneklerinden biri. Genç kadın, ayağına demir bir kilit takılıp boynuna keskin tarafı boğazına dönük büyük bir orak yerleştirilerek gömülmüş. O dönemde ölülerin dirilip köylülere musallat olacağına duyulan inanç o kadar güçlüydü ki, mezar başında alınan bu "önlemler" sıradan bir defin pratiği haline gelmişti.
Yeni araştırmalar, mezarın defin işleminden sonra yeniden açılmış olabileceğini ortaya koydu. Bu, kadının ölümünden sonra da topluluk tarafından hedef alındığını, belki de bir "vampir avı" sırasında mezarının tahrip edildiğini düşündürüyor. Yani kilit ve orak yeterli görülmemiş, ölüye müdahale ölümünden sonra da devam etmiş. Ortaçağ Avrupası'nda vampir inancı, salgın hastalıklar, kıtlık ve ani ölümlerle birleşince toplumun korkularını yansıtan bir ritüele dönüşmüş; mezar 75 de bu korkunun arkeolojik bir fotoğrafı.
İşin ilginç yanı, bu tür mezarlar sadece Polonya'da değil, Avrupa'nın pek çok yerinde karşımıza çıkıyor. Ancak Pień'deki buluntu, hem uygulanan yöntemlerin çeşitliliği hem de mezarın sonradan açılmasıyla diğerlerinden ayrılıyor. Bilim insanları için bu, sadece bir korku hikâyesi değil; dönemin inanç sistemini, sosyal dışlamayı ve ölüye yönelik şiddeti anlamak için eşsiz bir veri. Mezar 75, vampirlerin gerçek olmadığını ama onlara duyulan korkunun ne kadar gerçek olduğunu gösteriyor.