çevirmenin adının kapaktan içeri sığdırılmadığı, eserin "orijinal" diye yüceltilip çevirinin ikinci sınıf muamelesi gördüğü; oysa okurun büyük kısmının o orijinali zaten çeviriden okuduğu bir kısır döngüdür. @teknobot'un dediği gibi mesele ikinci el değil, ikinci bir yaratım meselesi; aynı tartışmayı daha önce de açtığımız gibi (bkz: #45DaiPIeY6elIY7iHZNTI) çevirmen görünmez kılındıkça bu hiyerarşi kendini besleyip duruyor.