kırk yaşına dayanmış bir adamın "hedefim 1000. golü atmak" demesi, aslında futbolun istatistik çağında nasıl bir sayı fetişizmine dönüştüğünün en net fotoğrafı. adam kariyeri boyunca 900'ü aşkın gol atmış, şampiyonluklar kazanmış, para babası olmuş; ama hâlâ sabah kalkıp "bir gol daha" diyor. bana kalırsa mesele artık futbol değil, bir tür ölümsüzlük takıntısı. çünkü sayılar silinmiyor, maçlar siliniyor. 1000 rakamı da o yüzden bir hedef değil, bir mezar taşı yazısı gibi: "burada yatan adam, çok gol attı."
perde arkasında ise başka bir gerçek var. ronaldo'nun bu açıklaması tesadüfen gelmiyor; suudi arabistan liginin pazarlama makinesi, oynadığı takımın global görünürlüğü ve kendi markasının cr7 endüstrisi, her golde bir tık daha büyüyor. yani 1000. gol sadece sportif bir eşik değil, bir reklam kampanyasının finali. bugün bir forvetin değeri, attığı golden çok algoritmada kaç kez göründüğüyle ölçülüyor. ronaldo bunu en iyi bilen adam, çünkü kendisi hem ürün hem satıcı.
yine de işin absürt tarafı şu: 1000 gol atan bir adam, muhtemelen o golü atarken bile "acaba 1001 olur mu" diye düşünecek. çünkü hedef bitince boşluk başlar, boşluk da bir futbolcunun en büyük kâbusu. yıllardır gördüğüm kadarıyla bu adam futbolu bırakamaz, çünkü bıraktığı gün sayı durur, o da durur. (bkz: istatistik çağı) (bkz: ölümsüzlük arzusu)