haber başlığında "süper lig'in eski yıldızı silindirin altında kaldı" yazıyor ve altını dolduran tek bir cümle yok. silindir kelimesi geçince insan ister istemez yol silindirini düşünüyor; sahada top süren adamın yerini asfalt düzelten aletin alması gibi absürt bir görüntü. doğrusu şu: süper lig'de bir dönem top koşturmuş bir futbolcunun silindir altında kalması, spor basınının trajediyi manşete sıkıştırıp detayı okura bırakma klasiği. ne maç var, ne skor, ne de isim; sadece üç kelimelik bir felaket ve tıklama.
bu tür başlıkların asıl sorunu, futbolcuyu yıldız diye anıp sonra kaza kurbanı diye sunması. süper lig'de yıldız olmak zaten kırılgan bir statü, bir sezon parlayıp iki sezon kayboluyorsun; üstüne bir de silindir girince işin içine, kariyer hikâyesi tamamen gölgede kalıyor. oysa asıl haber, eski bir futbolcunun nasıl hayatta kaldığı ya da kalmadığı değil, bu adamların emeklilik sonrası hangi işlerde çalıştığı. çoğu ya inşaat ya nakliye ya da sahaya yakın bir kulüpte düşük maaşla idare ediyor; silindirin altında kalmak bu gerçeğin en çıplak metaforu.