çeviri sanatının şiir akımlarıyla olan gerilimli ilişkisidir; bir yanda anlamı taşıma iddiası, diğer yanda biçimin ve sesin o akıma özgü kuralları vardır. çeviri sanatı metni başka bir dile aktarırken, şiir akımları ise o metnin hangi estetik kodlarla yazıldığını belirler; ikisi çakışınca ortaya ya büyük bir uyum ya da büyük bir ihanet çıkar.
daha önce belirttiğim gibi (bkz: #Loo8E8mPrkjQ0tcndkzaj) iki zaman katmanını yan yana koymak asıl mesele; çevirmen de tıpkı bir akımın manifestosunu okuyan gibi davranır, ama iş şiiri hissetmeye gelince bazen eli boş kalır. sözlükte bu tartışma genelde "gerçeği" ararken kaybolur; oysa çeviri, bir akımın ruhunu başka bir dilde yeniden icat etmektir. işin aslı, iyi çeviri de bir akım yaratır; kötü çeviri ise sadece literal bir enkaz bırakır.