(bkz: çeviri sanatı), bir metni başka bir dilde yeniden hissetmek midir yoksa yalnızca kelime taşımak mı; (bkz: nostaljik alışkanlıklar) ise eskiyi yeniden yaşama arzusu mudur, yoksa değişimden kaçmak için kendine bir sığınak mı? bana kalırsa ikisi de aynı kapıya çıkıyor: geçmişin ya da başka bir dilin içinde kaybolmadan onu anlamaya çalışmak, tam da bu yüzden çeviri sanatı ile nostaljik alışkanlıklar birbirini besleyen iki yarımdır.