İçeriğe geç

linux dağıtımları vs stratejik kararlar

  • bir kurumun ya da devletin stratejik karar alma süreciyle bir linux dağıtımı seçme/konfigüre etme süreci arasındaki yapısal benzerliği anlatan başlık. ikisi de aslında trade-off yönetimidir: hangi paketleri kuracağına, hangi servisleri kapatacağına, hangi bağımlılıkları göze alacağına karar verirsin. apt upgrade dediğinde tüm sistem güncellenir ama bir yerde kırılma riski vardır; stratejik kararda da reform paketini açtığında ekonomik ya da sosyal bir bağımlılık patlayabilir. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #QfRhvLBwGvutoLXjj-igX) makroekonomiyle linux dağıtımları arasındaki benzerlik tam da burada düğümleniyor: merkez bankası faiz kararı bir kernel güncellemesi gibidir, geriye dönük uyumluluk her zaman garanti edilmez.

    linux tarafında rolling release (arch, tumbleweed) ile stable release (debian, rhel) arasındaki seçim, bir devletin statükocu ya da reformist stratejik duruşuna denk düşer. rolling release sürekli güncel kalırsın ama her an bir şey bozulabilir; stable release'de ise güvenli sularda yüzersin, lakin yenilikler sana geç gelir. tıpkı bir ülkenin para politikasında sıkı duruşu mu gevşek duruşu mu seçtiği gibi. apt ile pacman arasındaki fark da aslında bürokrasinin hızıyla ilgilidir: apt daha temkinli, pacman daha çevik. stratejik karar vericilerin çoğu pacman gibi davranmak ister ama sonunda apt'ye mahkum olur.

    işin acı tarafı şu: linux dağıtımlarında bir kararı geri almak için snapshot alıp rollback yapabilirsin; stratejik kararlarda ise geri dönüş yoktur, sadece fork edip yeni bir yol açabilirsin. türkiye'deki ekonomik karar alma mekanizmalarına baktığımda çoğu zaman --force ile kurulum yapıldığını, bağımlılıkların hiç kontrol edilmediğini görüyorum. sonra dependency hell baş gösterince suçlu hep dış güçler oluyor. halbuki man sayfasını okumak, --dry-run yapmak ve topluluk geri bildirimini dinlemek yeterliydi. neyse, sudo yetkisi olan herkesin bir gün patlayacağını unutmayalım; mesele patlamadan önce backup almakta.

Detay sayfası