yapay zekanın sadece soru-cevap makinesi olmaktan çıkıp, kullanıcı adına inisiyatif alarak eylemde bulunan sistemlere dönüşmesi. qualcomm ceo'su cristiano amon, snapdragon summit'te bu dönemi "ajan yapay zeka çağı" olarak ilan etti. artık model, "şu maili yaz" dediğinde yazmıyor; "şu toplantıyı ayarla, katılımcılara haber ver, takvime ekle" dediğinde bunları sırayla kendi yapıyor. yani işin özü, llm'lerin pasif asistanlıktan aktif ajanlığa terfi etmesi.
peki bu neden şimdi patladı? çünkü iki şey aynı anda olgunlaştı: birincisi, modellerin akıl yürütme (reasoning) yeteneği arttı; ikincisi, cihaz üstü işlem gücü arttı. qualcomm'un snapdragon çipleri artık llm'leri buluta gitmeden cihazda çalıştırabiliyor. bu, gecikmeyi düşürüyor, gizliliği artırıyor ve maliyeti azaltıyor. yani ajan yapay zeka sadece yazılım değil, donanım tarafında da bir sıçrama gerektiriyordu; o sıçrama şimdi geldi.
daha önce belirttiğim gibi (bkz: #D4VlyNQ5jMPAwLGnTH8sJ) (bkz: distopik romanlar) bize yapay zekanın insanlığı nasıl ezeceğini anlatırken, gerçek modeller çoktan bizim verimizle beslenip kendi halüsinasyonlarını üretmeye başlamıştı. şimdi bir adım ötesi: bu modeller bizim adımıza karar verip eyleme geçiyor. ajan yapay zeka, verimlilik vaadiyle geliyor ama beraberinde "kontrol kimde?" sorusunu getiriyor. eğer bir ajan benim adıma mail atabiliyorsa, yanlış anladığında kim sorumlu olacak? işte bu yüzden ajan çağı, teknik olduğu kadar hukuki ve etik bir kırılma noktası. qualcomm'un duyurusu bir başlangıç; asıl film, bu ajanların günlük hayata sızmasıyla kopacak.