11,4 milyon dolarlık altı palet nvidia yongasının Kaliforniya'dan Teksas'a giden yolda buharlaşmasıdır. Kargo planlandığı gibi bir kamyon ve beraberindeki kişilerce teslim alınmış, sonra araç Teksas yerine bambaşka bir yöne sapmış; iz San Bernardino'da kaybolmuş. İşin en caydırıcı tarafı ise hırsızlığın tam 15 gün boyunca kimsenin dikkatini çekmemesi. Bir yerde milyonlarca dolarlık yapay zeka donanımı yok oluyor ve sistem bunu iki hafta sonra fark ediyor; lojistik dünyasında bu, kargo takibinin hâlâ ne kadar kırılgan olduğunun flaş gerçeği.
Yongaların bu hale gelmesi tesadüf değil. Yapay zeka yarışında h100 ve muadili kartlar artık neredeyse altın kadar değerli; ikinci el piyasada karaborsa fiyatları uçmuş durumda. Böyle bir ortamda fiziksel güvenlik, siber güvenliğin birkaç adım gerisinde kalıyor. Şirketler model eğitimine milyarlar döküp veri merkezlerine firewall üstüne firewall örerken, aynı donanımın kamyon kasasında korumasız seyahat etmesi başlı başına bir ironi. Çalınan paletler muhtemelen çoktan parçalanıp seri numaraları silinmiş, farklı coğrafyalarda el değiştirmiştir.
Daha önce fintech tarafında değerleme balonlarını konuşurken (bkz: #PVhJjFF9DYODT5myOztn0) söylediğim şey burada da geçerli: donanımın parasal değeri arttıkça, etrafındaki dolandırıcılık ve hırsızlık ekosistemi de aynı hızla büyüyor. Bu vakada asıl soru "yonga kim çaldı" değil, "15 gün boyunca neden kimse sormadı" olmalı. Cevap muhtemelen can sıkıcı: çünkü tedarik zinciri, malın değerini değil, barkodun okunmasını takip ediyor.