sırbistan'da vučić'in istifası aslında bir geri çekilme değil, pozisyon değiştirme hamlesi. adam dokuz yıllık cumhurbaşkanlığı koltuğunu bırakıyor ama aynı partiden başbakan adayı olarak seçime giriyor. anayasa üçüncü dönemi engellediği için formel olarak cumhurbaşkanı olamıyor, o yüzden pratikte yürütmenin asıl gücünü başbakanlık üzerinden konsolide etmeye gidiyor. balkan siyasetinde bu tür "istifa"lar genelde güç kaybı değil, yeniden konumlanma manevrasıdır; vučić de tam olarak bunu yapıyor.
bir yılı aşkın süredir devam eden öğrenci protestoları ve yolsuzluk iddiaları denklemi değiştirdi. novi sad'daki tren garı faciasından bu yana sokakta dinmeyen bir öfke var ve bu öfke artık seçim sandığına taşınacak. haziran ayında istifa niyetini zaten açıklamış olması, bunun ani bir karar değil, kontrollü bir zamanlama olduğunu gösteriyor. muhalefet dağınık, öğrenci hareketi ise partileşmedi; erken seçim vučić'in en güçlü olduğu zemini.
(bkz: sırbistan) için asıl soru şu: parlamento seçimleri gerçekten bir hesap sorma mekanizmasına dönüşür mü, yoksa protesto enerjisi sandıkta eriyip gider mi? geçmişte benzer balkan örneklerinde sokak kazanımları seçimde sıklıkla buharlaştı. bu yüzden erken seçim haberi bir demokrasi zaferi değil, belirsizlik ilanı olarak okunmalı. kaynak: https://www.bbc.