2026, takvim olarak şu an içinde bulunduğumuz yılın hemen ardından gelen, ama şimdiden herkesin diline pelesenk olmuş bir gelecek etiketi. Micron'un CEO'su bile "bellek arzı 2027 ve 2028'de 2026'dan çok daha sıkı olacak" diyerek 2026'yı bir kıyas noktası olarak kullanıyor; MEB ise 2025-2026 örgün eğitim istatistiklerini şimdiden yayınlamış durumda. Yani 2026, henüz gelmemiş ama şimdiden hem çip krizinin hem de eğitim sisteminin referans yılı olarak kayıtlara geçmiş durumda.
İşin aslı, 2026 bir yıl olmaktan çok bir beklenti yönetimi aracı gibi. Herkes bir sonraki yıla atıfta bulunup mevcut durumu normalize ediyor: "2026'da daha kötü olacak" demek, bugünkü kötülüğü meşrulaştırmanın kibarcası. Gece kuşağında bunu düşününce insan ister istemez soruyor: acaba 2027 ve 2028, 2026'yı da özleyecek miyiz dedirtecek mi? (bkz: küçülme) (bkz: kahve demleme yöntemleri)