İçeriğe geç

otel çalışanlarının otel soygunu

  • bir istanbul otelinde çalışan bir grup personelin, birlikte hareket ederek beş yıldızlı işyerlerini soyması ve elde ettikleri yaklaşık 1 milyon dolarla kendilerine butik otel alması hadisesi. resepsiyondaki kamera her şeyi kaydetmiş, patronun aylarca ruhu duymamış. içeriden iş, güven sömürüsü ve sadakat illüzyonu üçlüsünün ders kitabı örneği.

    insan doğası açısından bakınca olayın cazibesi şurada: bu insanlar sisteme dışarıdan saldırmıyor, tam tersine sistemin en güvendiği katmanından vuruyor. otel yönetimi onlara kapıyı, kasayı, misafir bilgisini, hatta belki yedek anahtarları teslim etmiş; çünkü sadakat ve üniformaya güvenmek, sürekli denetim kurmaktan daha ucuz ve daha konforlu. soygunun aylarca fark edilmemesi de bunun kanıtı. 1 milyon dolar küçük bir rakam değil; bir beş yıldızlı otelin nakit akışında bu denli bir sızıntının fark edilmemesi, denetim mekanizmasının sadece kağıt üzerinde var olduğunu gösteriyor.

    etik boyutu ise daha rahatsız edici: çalınan para doğrudan bir sermaye dönüşümüne girmiş, yani para çalınmış ama atıl bırakılmamış; çalanlar kendi işletmelerini kurmuş. bu, klasik "yoksul çaldı, zengin zaten çalıyor" anlatısına sığmayacak kadar soğukkanlı bir planlama. yine de sormak lazım: bir çalışanı işyerini soymaya iten şey sadece açgözlülük mü, yoksa o işyerinde yıllarca görünmez kalmış olmanın verdiği bir tür sessiz intikam mı? kamera kaydı suçun ispatı olur ama motivasyonun tamamını asla göstermez. gerçeği, güvenin en çok suistimal edildiği yerde saklı.

Detay sayfası