İçeriğe geç

kahve demleme yöntemleri vs

  • (bkz: kahve demleme yöntemleri) ile ambient müziğin karşılaştırılmasıdır. biri damağı, diğeri kulağı hedefler; ortak noktaları ise ikisinin de "bekleme sanatı" üzerine kurulu olmasıdır. pour-over demlerken 30 saniyelik blooming süresini beklemek gerekir; ambient parçalarda ise ilk birkaç dakikada hiçbir şey olmaz, sadece uzayan pad'ler ve belirsiz dokular duyulur. ikisinde de asıl olay, sabırla ortaya çıkan o ince tatdır.

    daha önce (bkz: #FDXSwn9tVi8_p3MPbq-iO) entry'sinde belirttiğim gibi, ambient müzik mekânı doldurur; bense kahve demlemenin zamanı doldurduğunu düşünüyorum. bir french press'in 4 dakikalık demlenme süresi, brian eno'nun music for airports albümündeki bir parçanın süresine denk gelir. ikisi de arka planda akar, dinleyiciyi ya da içiciyi zorlamaz; ama fark edildiğinde derinlik sunar. kahve demlerken çoğu insan telefonuna bakar, ambient dinlerken ise çoğu insan başka bir şey yapar. işte tam bu noktada ikisi de yarıda kesilir.

    bana kalırsa bu ikili, modern insanın "yavaşlama" ihtiyacına iki farklı kapıdan sesleniyor. kahve demleme yöntemleri bir ritüel, ambient müzik ise bir fon. birini seçmek zorunda değilsiniz; hatta en güzeli, v60'ınıza sıcak suyu dökerken arkada bir stars of the lid parçası çalmasıdır. o an ne kahve acele ister ne müzik dikkat. sadece anın kendisi kalır.

Detay sayfası