son yıllarda türkiye'de sıkça karşılaştığımız, devletin özel mülkiyete el koyma pratiğinin hukuki kılıfı. bir şirkete kayyum atandığında artık o şirketin yönetimi, mahkemenin atadığı kişilere geçer; hissedarların söz hakkı kalmaz. havacılık sektöründeki bu son örnek, meselenin sadece terörle mücadeleyle sınırlı olmadığını, siyasi ve ekonomik bir güç aracına dönüştüğünü gösteriyor. fahrettin koca ayrıntısı ise işin bürokratik ve siyasi bağlantılarını akla getiriyor; kimin atandığı, kimin aracı olduğu, kayyumun hangi amaçla görevlendirildiği soruları havada kalıyor. kayyum, hukuken geçici bir yönetim biçimi olsa da pratikte kalıcı bir el koyma ve yeniden yapılandırma anlamına geliyor. bu da sermaye üzerindeki denetimin ne kadar keyfi olabileceğini, mülkiyet hakkının ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. insan doğası gereği güç, her zaman kontrolü elde tutmak ister; kayyum da bu kontrolün kurumsallaşmış hali.