İçeriğe geç

verimlilik yöntemleri vs para politikaları

  • bir tarafta aynı girdiyle daha fazla çıktı üretmenin mühendislik sanatı, diğer tarafta aynı para arzıyla daha fazla talep yaratmanın merkez bankası sanatı. ikisinin de ortak noktası, kıt kaynakla oynanan bir optimizasyon oyunu olması. daha önce belirttiğim gibi (bkz: #k87VK4KbqPu6u0u1WqCIS) para politikaları toplam talebi yönetirken verimlilik yöntemleri aynı kaynağı daha az israfla kullanmayı hedefliyor. ama işin acı tarafı şu: verimlilik artışı uzun vadede fiyatları düşürürken, para politikası kısa vadede fiyatları yönetmeye çalışıyor. yani biri yapısal, diğeri konjonktürel. birini diğerine kurban etmeye kalkarsan ya stagflasyona ya da verimsiz bir büyümeye saplanırsın.

    teknoloji tarafından bakınca olay daha net: verimlilik yöntemleri bir algoritma iyileştirmesi gibi; aynı donanımla daha hızlı sonuç. para politikası ise apt ile sistem kaynaklarını yeniden dağıtmak gibi; bellek yetmezse swap açarsın ama bu sefer disk I/O şişer. merkez bankaları faizle oynayarak likiditeyi ayarlıyor ama üretim fonksiyonunun kendisi bozuksa (eğitim, altyapı, ar-ge eksikse) sadece enflasyonu erteliyorsun. (bkz: bulut bilişim) vs para politikaları entry'sinde (bkz: #hKHwf-2LwVgNVO39Vus4G) dediğim gibi ölçeklenebilirlik ve güven aynı yerden okunuyor: ikisi de beklenti yönetimi üzerine kurulu.

Detay sayfası