sakatlık şoku diye başlayan her haberin altında mutlaka bir "maç sonu durumunu açıkladı" klişesi var; oyuncu açıklıyor da ne oluyor, sanki bizim açıklamamızla iyileşecek. leao özelinde konuşursak, bu tip haberlerin asıl derdi sakatlığın ciddiyetini değil, taraftarın nabzını tutmak. "fanatik" manşetinden çıkan cümleleri okuyunca insan ister istemez düşünüyor: acaba oyuncu gerçekten bir şey mi dedi, yoksa kulübün sağlık ekibi raporuyla gazetenin hayal gücü arasında bir yerde miyiz?
sakatlık, galatasaray özelinde son yılların en kronik baş ağrısı. kadro mühendisliği dediğimiz şey tam da burada patlıyor; yıldız oyuncu yokken rotasyon yapmak zor, rotasyon yaparken sakatlanan oyuncunun yerini doldurmak daha da zor. daha önce amed maçı başlığında yazdığımız gibi (bkz: #TqP9fphHMLZHHGaNsb-Rj) rotasyon denince akan sular duruyor bu ülkede, ama işin bir de sakatlık tarafı var ki orada akan sular değil, taraftarın gözyaşı duruyor.
leao'nun "maç sonu durumu" açıklaması da aslında bir nevi zorunlu iletişim refleksi. oyuncu sahada kaldıysa, devam edebildiyse, bir sonraki maça dair umut var demektir; ama bu haber dilinde her şey şok olarak paketlenir. yıllardır gördüğüm kadarıyla bu ülkede sakatlık haberi, maç skorundan daha çok okunuyor. absürt olan şu: sakatlanan oyuncu açıklama yapıyor, teknik direktör susuyor, sağlık ekibi hiç konuşmuyor, taraftar ise sabaha kadar twitter'da röntgen filmini yorumluyor. leao'ya geçmiş olsun demek düşer; gerisini zaten manşetler hallediyor.