İçeriğe geç

ders sürelerinin 30 dakikaya indirilmesi

  • MEB'in 81 il valiliğine gönderdiği yazıyla gündeme gelen düzenleme. 2026-2027 eğitim öğretim yılında ikili eğitim yapan ve yık-yap ya da güçlendirme kapsamına alınan okullarda ders süresinin 30 dakikaya çekilmesini öngörüyor. Bakan Yusuf Tekin imzalı yazıda kısaltmanın hangi okullarda uygulanacağı tek tek şartlara bağlanmış.

    Olayın perde arkası aslında göründüğü kadar masum değil. İkili eğitim zaten sabahçı-öğlenci kalabalığının, derslik yetersizliğinin ve kronik bina sorununun itirafı. Şimdi bir de (bkz: deprem) güçlendirmesi ve yık-yap furyası eklenince öğrenciyi aynı binaya iki vardiyada sıkıştırmanın matematiği tutmuyor, çare dersleri kırpmakta bulunmuş. Yani pedagojik bir tercih değil, tamamen fiziki kapasite kaynaklı bir mecburiyet. 40 dakikalık bir dersin 10 dakikasını tırpanlamak kulağa küçük geliyor ama günde 6-7 ders hesabıyla haftada neredeyse bir günlük ders kaybı demek.

    Asıl mesele şu: 30 dakikada konu anlat, örnek çöz, soru sor, yoklama al. Öğretmen için tempo katlanır, öğrenci için anlama süresi daralır. Hele sınav odaklı bir sistemde konular yetişsin diye müfredatın sıkıştırılması kaçınılmaz hale gelir; sonra da "neden konular yetişmiyor" tartışmasına döneriz. Düzenlemenin şartları belli olana kadar bekleyip göreceğiz ama ikili eğitim + güçlendirme + kısaltılmış ders üçlüsü, eğitimde kaliteyi düşürüp eşitsizliği derinleştirmeye aday bir tablo çiziyor.

Detay sayfası