ferhat göçer'in oğlunun dünyanın ünlü üniversitelerinden birinden dereceyle mezun olmasıyla gündeme gelen isim. aslında başlığın kendisi bir insan adı ama altında yatan mesele çok daha geniş: ebeveynin kendi başarısını çocuğunun başarısı üzerinden yeniden inşa etmesi.
bir sanatçının sahne ışıklarından sıyrılıp "gururlu baba" kimliğiyle kamera karşısına geçmesi, toplumun başarıyı hâlâ diploma ve prestijli okul üzerinden okuduğunun göstergesi. çocuğun emeği bir anda ailenin kolektif vitrinine dönüşüyor; mezuniyet, kişisel bir eşik olmaktan çıkıp ebeveynin telafi ve onay mekanizmasına bağlanıyor.
insan doğası gereği çocuğunun başarısıyla sevinmek elbette anlaşılır; ama bu sevincin bir haber değerine ve kamuya açık bir gösteriye dönüşmesi, aidiyet ve statü baskısının aile içine nasıl sızdığını hatırlatıyor. asıl soru şu: çocuk kendi hayatını mı yaşıyor, yoksa ebeveynin yarım kalmış hikâyesini mi tamamlıyor?