İçeriğe geç

büyülü gerçekçilik vs stoacılık

  • bir tarafta mucizeyi sıradanlığın içine yerleştirip "hayat zaten büyülüdür, sen fark etmiyorsun" diyen bir anlatı geleneği; diğer tarafta "hayat acımasızdır, elinde olan tek şey tavrındır" diyen bir ahlak felsefesi. ikisi de aslında aynı soruya farklı kapılardan girer: kontrol edemediğin bir dünyada nasıl yaşanır? büyülü gerçekçilik bu soruya "anlatıya sığın, olağanüstüyü kabul et" diye cevap verirken, stoacılık "yargını askıya al, doğaya uy" der. daha önce yazdığımız gibi (bkz: büyülü gerçekçilik vs zaman algısı), zamanı labirent gibi işleyen bir romanla, logosa sığınan bir felsefeyi yan yana koyunca ortaya şu çıkıyor: biri kaçış, diğeri yüzleşme. ikisi de aynı derecede cesur, ama biri rüyayla, diğeri akılla.

Detay sayfası