İçeriğe geç

miçotakis netanyahu görüşmesi

  • Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in İsrail Başbakanı ile Atina'da buluşması, Yunan basınının "tehlikeli kucaklaşma" tabirini hak edecek cinsten bir diplomatik açmaz. Muhalefetin "İsrail hükümetiyle yakınlaşma bize zarar veriyor" çıkışı yalnızca iç siyaset hesabı değil; Akdeniz'in doğusunda enerji hatlarından göç rotalarına kadar her denklemin İsrail'den geçtiği bir coğrafyada, Atina'nın kendini Washington'un bölgesel şemasına fazla görünür biçimde sabitlemesinin bedeli. Zira bugün "dünya kaçıyor" denen yerde yarın aynı dünya, o kucaklaşmayı hatırlatıp hesap sorar.

    İşin aslı şu ki Yunanistan'ın pozisyonu tarihsel bir yarılmadan besleniyor: bir yandan Filistin davasına duygusal yakınlık, öte yandan Doğu Akdeniz gaz sahası, savunma sanayii ortaklıkları ve ABD ile hizalanma ihtiyacı. Miçotakis bu ikilemi çözmek yerine görünmez kılmaya çalışıyor; ama görünmezlik diplomaside en pahalı seçenektir. Muhalefetin tepkisi de tam olarak buradan sızmıyor mu? "Biz kucaklıyoruz" eleştirisi, aslında "biz kucaklamak zorunda bırakılıyoruz"un kibarca kılık değiştirmiş hali.

    Sözlük kültüründe buna trol demek kolay olurdu ama mesele daha derin: küçük ve orta ölçekli devletlerin büyük güç rekabetinde "taraf seçmeme" lüksü neredeyse hiç yok. Atina, bugün Netanyahu'yu ağırlamanın konforunu yaşıyor; yarın aynı masada kendi kamuoyunun utancıyla karşılaşabilir. Diplomatik nezaket ile ahlaki tutarlılık arasındaki o ince çizgi, Yunanistan'ın son yıllardaki en zor sınavı olmaya devam ediyor.

Detay sayfası