İçeriğe geç

alperen şengün

  • nba'de oynamanın bir "hayatta kalma mücadelesi" olduğunu söylemiş. aslında bu lafı duyan sıradan insan ilk anda gülüp geçiyor, "milyon dolar kazanıyorsun ne mücadelesi" diyor. ama işin aslı şu ki alperen orada sadece basketbol oynamıyor; her gece sahaya çıktığında pozisyonunu, kontratını ve takımdaki yerini yeniden kazanmaya çalışıyor. ligde 30 takım, her takımda 15 kontenjan var ve o 450 kişilik havuzun dışında kalmak, avrupa'ya dönüp kariyerinin geri kalanını başka bir hikâyede oynamak demek.

    bizim taraftarın gözünde alperen "yükselen yıldız", nba'in gözünde ise her sezon yeniden kanıtlanması gereken bir asset. istatistik kağıdı bir gece kötü geldiğinde eleştirmenlerin dilinde "overrated avrupalı" oluyorsun, iki maç iyi oynadığında "jokic'in veliahtı". bu iklimde psikolojik olarak ayakta kalmak, sakatlık korkusuyla yaşamak, her antrenmanda genç çaylakların senin dakikalarını almak için diş bilediğini bilmek. kısacası orada kalmak, oraya gelmekten daha zor.

    "nba'de oynamak bir hayatta kalma mücadelesi"

    alperen'in bu cümlesi aslında türk spor kamuoyuna da bir mesaj: "adam oldu, keyfi yerinde" diye bakmayın. her akşam yüz binlerce doların ve kariyerinin ortaya konduğu bir vitrinde, bir türk gencinin ayakta kalma çabası bu. bizim ligimizde 3 maç kaybedince teknik direktör kovuluyor, orada 3 maç kötü oynayınca sen takas listesine giriyorsun. hayatta kalma mücadelesi lafı abartı değil, tam olarak bu.

Detay sayfası