trio'nun yorumu yine tam bir klasik: "ayağa basma var ama." işte bu "ama"dan sonra gelen kısım her hafta değişiyor, değişmeyen tek şey tartışmanın kendisi. iki takım da pozisyonu kendi lehine çevirmek için yırtınırken hakemlerin sırtındaki yük bir kat daha artıyor. penaltı dediğin şey bu ligde artık bir futbol kuralından çok, haftalık bir ritüel haline geldi; herkes pozisyonu 40 kere izleyip kendi gerçeğini yaratıyor, sonra da "kesin penaltıydı" diye bağırıyor. hakemin verdiği karar ne olursa olsun, maçtan sonra konuşulan şey futbol değil, o karar oluyor.
bu tartışmaların asıl komik tarafı şu: aynı pozisyonu aynı yorumcu bile bir hafta sonra farklı değerlendirebiliyor. ayağa basma var, temas var, ama top mu önce oynandı yoksa ayak mı? işte bütün düğüm burada. var sistemi devreye girdiğinde bile ortada kalan o meşhur "takdir-i hakem" meselesi, aslında topu taca atmaktan başka bir işe yaramıyor. taraftar her hafta aynı senaryoyu izliyor: pozisyon, tartışma, yorum, unutma. sonra bir sonraki hafta aynı döngü baştan.
beraberlikler futbolun kaçınılmaz ama genelde unutulan sonucudur demiştim, bu maç da bunun kanıtı gibi. rizespor da fenerbahçe de sahadan puanla ayrıldı ama akıllarda kalan tek şey o penaltı pozisyonu oldu. futbolun kendisi değil, tartışması daha çok konuşuluyor; belki de bu yüzden bu ligde maçlar değil, polemikler kazanıyor.