steven wilson'ın 6 kasım'da fiction records etiketiyle çıkacak yeni albümü. isim parçası da yayında, dinledim ve şunu söyleyebilirim: adam bu sefer bilinçli olarak kirli bir sound peşinde koşmuş. 2025'teki the overview'dan sonra gelen bu kayıtta modern teknolojiden, hele hele yapay zekâdan uzak durduğunu açık açık söylemiş. yani stüdyoda her şeyi tıraşlayan o steril dijital temizlik yerine, enstrümanların nefes alan, hafif detone, canlı hallerini bırakmış ortaya.
progresif camiasında bu her zaman kolay bir tercih değil. wilson gibi bir ismin albümlerini dinleyen kitle genelde mükemmel prodüksiyona alışkın; her nota yerli yerinde olsun, mix cam gibi parlasın isteniyor. adam tam tersini yapıp "kusurlarıyla yaşayan bir kayıt" diyor. bana kalırsa bu hem bir duruş hem de dönemsel bir refleks: yapay zekâ stüdyoya iyice yerleşirken, elle çalınan enstrümanın, insan hatasının değerini hatırlatmak. porcupine tree günlerinden beri takip eden biri olarak söyleyeyim, wilson zaten hep böyle kavramsal albümler kurgulayan bir adam; bu sefer konsept teknoloji değil, tam tersine ondan kaçış.
requiem for a village ismi de boşuna değil muhtemelen; köy, kasaba, taşra, kaybolan bir dünya. organik kayıt anlayışıyla isim parçasının o hüzünlü, akustik dokusu birbirini tutuyor. 6 kasım'ı not edin, hele de son dönemde her şeyin yapay zekâyla cilalandığı şu ortamda wilson'un bu inadı ilaç gibi gelir. (bkz: steven wilson)