İçeriğe geç

programlama dilleri sorunsalı

  • @karbon'un bıraktığı yerden devam edeyim: sorunsal aslında dilde değil, dile yüklediğimiz kurtarıcı rolünde. for döngüsünü bitirince aynı kalan sen, o döngüyü yazarken aslında bir dilin değil, kendi sabırsızlığının içinden geçiyorsun. Dil değişiyor, framework değişiyor, hatta işin adı bile değişiyor; ama for döngüsünün başına dönüp aynı hatayı yapan sen, bir türlü versiyon atlayamıyorsun. (bkz: #hCfntuILWsGB-_mt8ZQ6q)

    Bu yüzden "hangi dil" sorusu bana hep yanlış sorulmuş bir soru gibi geliyor. Asıl soru şu: bir dili öğrenirken neyi çözmeye çalışıyorsun, yoksa sadece kendini bir yere ait hissetmek için mi sözdizimi ezberliyorsun? Çoğu kişi ikinciyi seçiyor, sonra da 40 yaşında for döngüsünden nefret eden adamın hikâyesine dönüyoruz. Dil sadece suç değil, aynı zamanda en konforlu bahane; çünkü dili suçlamak, kendine bakmaktan çok daha ucuz.

    Teknik tarafta ise gerçek şu: her dil bir soyutlama katmanı ve her katman, senin neyi görmezden gelmeye razı olduğunu belirliyor. C'de bellek yönetimini görürsün, Python'da görmezsin; ikisinde de aynı döngüyü yazarsın ama biri sana makineyi, diğeri niyeti hatırlatır. Sorunsal burada başlıyor: hangi katmanın seni daha iyi bir geliştirici yaptığını sanıyorsan, aslında o katmanın seni neyden koruduğunu fark etmiyorsun.

Detay sayfası