Volvo'nun Nvidia ile yaklaşık on yıldır sürdürdüğü ortaklığı bir üst seviyeye taşımasıdır. Şirket, Nvidia'nın üç farklı donanım ve yazılım teknolojisini gelecek araçlarına koyarak hem şehir içinde hem otoyolda otomatik sürüş vaat ediyor. Kâğıt üzerinde bakınca "zaten on yıldır beraberdik, bir adım daha attık" gibi duruyor ama asıl mesele o üç teknolojinin aynı araçta aynı anda konuşabilmesi.
Otomatik sürüş işinin en yorucu tarafı sensörlerin topladığı veriyi gerçek zamanlı işleyip direksiyona karar olarak döndürmek. Nvidia'nın buradaki rolü tam olarak hesap gücü ve yazılım katmanı; Volvo'nun işi ise bunu İsveçli mühendislik takıntısıyla güvenliğe çevirmek. Ama işin ekonomik boyutu daha soğuk: otomobil üreticisi artık yarı iletken tedarikçisine daha fazla bağımlı hale geliyor. Bugün çip, yarın yazılım lisansı, öbür gün güncelleme politikası. Direksiyonun kontrolünü yavaş yavaş bir teknoloji şirketine devretmek gibi bir şey bu.
Bana kalırsa asıl soru şu: şehir içinde ve otoyolda "otomatik sürüş" denince hangi seviyeden bahsediyoruz? Çünkü seviye 2 ile seviye 4 arasında sürücünün hukuki sorumluluğu, sigorta primi ve hatta ehliyetin anlamı değişiyor. Volvo güvenliğiyle nam salmış bir marka, o yüzden bu işi aceleye getirmez; ama Nvidia tarafındaki hız ile İsveç tarafındaki temkin aynı şeritte gidebilecek mi, onu yollarda göreceğiz. kaynak