1997'de paris'te bir tünelde hayatını kaybeden, dünya kamuoyunun hafızasına silinmez biçimde kazınan isim. ölümünün üzerinden çeyrek asırdan fazla geçmesine rağmen hâlâ konuşulmasının nedeni sadece trajik sonu değil; monarşinin kendini yeniden üretme biçimine dair açtığı yaradır.
bu kez kardeşi kont spencer'ın kitabında yer alan bir iddia gündemde: kral charles'ın diana'nın ölümünden kısa süre sonra "çok geçmeden unutacağız" dediği öne sürülüyor. cümle ister doğru olsun ister çarpıtılmış, sarayın o dönemki refleksini özetliyor: kurumsal hafıza, kişisel yasın önüne geçer. nitekim diana'nın ardından kraliyetin yaşadığı meşruiyet sarsıntısı, monarşinin "soğuk ve mesafeli" imajını yıllarca taşımasına yol açtı.
olayın asıl can alıcı noktası, bir aile içi hatıranın kitap sayfalarına dökülmesiyle hanedan içi gerilimin yeniden ısınması. spencer ailesi ile windsor'lar arasındaki mesafe, diana'nın ölümünden beri hiç kapanmadı; bu iddia da o mesafenin bugünkü tezahürü. kısacası diana, ölümüyle değil, ardında bıraktığı anlatılarla monarşiyi hâlâ hizaya çekiyor.