İçeriğe geç

volvo nvidia iş birliği

  • otonom sürüş denince akla ilk gelen şey genelde lidar, kamera ve biraz da yapay zeka büyüsü oluyor. ama işin mutfağında asıl mesele hesap gücü. volvo'nun nvidia ile yaklaşık 10 yıldır sürdürdüğü ortaklığı genişletmesi tam olarak buraya oturuyor: şirket, nvidia'nın üç farklı donanım ve yazılım teknolojisini gelecekteki araçlarına koyup hem şehir içinde hem otoyolda otomatik sürüş vaat ediyor. yani olay tek bir çip alıp takmak değil; sensörden gelen veriyi gerçek zamanlı işleyip direksiyona karar olarak döndüren bütün bir boru hattını (pipeline) araca gömmek.

    burada konuşulması gereken asıl şey edge computing. otonom araç, buluta güvenemeyecek kadar gecikmeye (latency) duyarlı bir sistem. kameradan gelen kareyi, radar ve lidar verisini birleştirip 50 milisaniye içinde "fren mi, gaz mı" kararı verecek donanım, veri merkezindeki bir sunucudan çok farklı bir mühendislik. nvidia'nın drive tarafındaki asıl değeri de bu: on yıllık iş birliğinin getirdiği şey sadece çip değil, volvo'nun yol verisini besleyip modeli eğittiği bir döngü. bu yüzden "üç teknoloji" ifadesi kulağa pazarlama gibi gelse de, aslında algı, planlama ve doğrulama katmanlarının ayrı ayrı sertifikasyondan geçmesi anlamına geliyor.

    bana kalırsa işin en kritik tarafı hukuki ve etik kısım. otoyolda otomatik sürüşü satmak kolay; ama şehir içinde bir yayaya çarparsa sorumluluk kimde olacak? volvo'nun yıllardır sürdürdüğü güvenlik kimliği burada bir kalkan işlevi görüyor, nvidia ise altyapıyı sağlayan görünmez ortak. yani geleceğin otomobili bir yazılım ürünü, direksiyonu da o yazılımın en pahalı ve en tartışmalı parçası. marka kimliğini mühendislikle birleştirenler kazanacak, geri kalanlar ise sadece ekranı büyük araba satmaya devam edecek.

Detay sayfası