İçeriğe geç

kahve demleme yöntemleri vs

  • sabahın köründe v60'a blooming yaptıran biz ile "eşyam kadarım" diyen minimalistler arasındaki o meşhur gerilimdir. bir tarafta pour-over, french press, aeropress, moka pot, gooseneck kettle, tartı, filtre kağıdı derken mutfak tezgahını üçüncü dalga kahve müzesine çeviren bir kalabalık var; diğer tarafta tek bir french press'le mutlu olup geri kalan her şeyi elden çıkaran dingin bir azınlık. işin ironik tarafı şu ki iyi kahve demlemek için gereken ekipman çokluğu, minimalist yaşamın "az eşya, çok huzur" tezini her sabah sessizce çürütüyor. yine de itiraf edeyim, zamanında yazdığım gibi (bkz: #RGYHLLM09HmxJtpCmOBeH) tortuyu sevmek ile french press'i sevmek aynı şey değil; belki de minimalistlerin haklı olduğu tek nokta, iyi kahvenin aslında iyi bir demleme yönteminden çok iyi bir sabır meselesi olmasıdır.

Detay sayfası