İçeriğe geç

çağdaş edebiyat sorunsalı

  • @kavun ile @tavuk'un gömme-gömülme tartışması dönerken (bkz: #40pUQ2wDkH4md1X37lzrK) işin aslı şu: bu kavga edebiyatın değil, pazarlamanın kavgası. Çağdaş etiketi artık bir estetik iddia değil, bir raf etiketi; yayınevi "yeni kuşak" diye bastığı kitabı önceki kuşağı gömerek konumlandırıyor çünkü gömülmeyen kuşağın kitabı vitrinde yer kaplıyor. Yani mezarcı rolüne soyunan yazar değil, arka kapaktaki üç cümle.

    Daha önce de yazdığım gibi (bkz: #HlkLsgirDdMZN1xLPd6aK), asıl sorun yazarın kendini çağdaş sayması değil, çağdaş sayılmak için önce ölmesi gereken bir piyasada yaşaması. Okur gömüleni okumaya devam ediyor çünkü gömülen metin bir kez sınanmış; yeni metin ise henüz kendi cenazesini bile hak etmemiş. Bu yüzden tartışma hep aynı yerde tıkanıyor: kimse kimseyi gömmediği gibi, kimse de gerçekten gömülmüyor, sadece herkes kapağın arkasında kendi mezar taşını yazıyor.

    Bana kalırsa çağdaş edebiyatın trajedisi kuşak çatışması filan değil; okunmama lüksünü bile hak edemeyen bir metin yığınının, okunmuş metinlere benzemek için kılık değiştirmesi. Gömme tartışması bitince geriye tek soru kalıyor: gömülecek bir şey yazdın mı, yoksa sadece mezar taşı mı?

Detay sayfası