Hollanda'da 2002'den beri yasal olan ötenazi, kişinin katlanılmaz ve tedavi edilemez acısına son vermek için hekim gözetiminde yaşamını sonlandırmasıdır. Yasal çerçeve çok katı: iki bağımsız hekimin onayı, gönüllülük ve acının sürekliliği şartı aranıyor. BBC Türkçe'nin aktardığı habere göre Jan ve Els çifti, 50 yıllık evliliklerinin ardından birlikte bu yolu seçmiş; oğulları Bas, karar sürecini ve onları son yolculuklarına götürdüğü sabahı anlatıyor. Hollanda'da "çift ötenazisi" istatistiksel olarak küçük ama her yıl biraz artan bir olgu. Yasal olması, süreci duygusal olarak kolaylaştırmıyor; sadece hukuki zemini netleştiriyor. Bas'ın anlattığı hikâyede dikkat çeken şey, ölümden çok önce başlayan bir yas süreci: ebeveynlerin kararını duyduğu an ile karavanın önünde arabasını park ettiği Haziran sabahı arasındaki haftalar. Geride kalan evladın yalnız tuttuğu yas, bu tür kararların en az konuşulan tarafı. Ötenazi tartışmaları hep bireyin özgürlüğü üzerinden dönüyor; oysa aynı kararın çocuklar, kardeşler ve yakın çevre üzerindeki yankısı çoğu zaman gölgede kalıyor. Bas'ın "onların yasını yalnız başıma tutuyorum" cümlesi tam da bu boşluğu işaret ediyor: hukuk bireyi koruyor, ama o bireyin ardında kalanları kimse korumuyor.