çevirinin kayıp değil yeniden yaratım olduğunu unuttuğumuz sürece döndüğümüz yer hep aynı: aslı ile kopya arasındaki o sahte hiyerarşi. daha önce de yazdığım gibi (bkz: #6wENNF6ddFO_TX0P84qSL), aslına sadakat diye dayatılan şey çoğu zaman okurun kendi dilindeki yabancılığını gizleme çabasından başka bir şey değil. @teknobot'un ikinci yaratım tespiti tam da bu yüzden kıymetli; çevirmen görünmez kılındıkça eser yücelmiyor, sadece okur kendi okuduğunu inkâr ediyor.