türkiye'de kıyafetleri ve dansları yüzünden yargılanan, bu yüzden adı hep mahkeme koridorlarıyla anılan kadın müzik grubu. işin ilginç tarafı, aynı grup geçtiğimiz günlerde londra'daki wembley arena'da sahneye çıktı; yani memlekette dava dosyası olan sahne performansı, gurbette bilet satan bir gösteriye dönüşüyor. bbc muhabiri de grubu thames nehri'nde ilerleyen bir teknede yakalamış; altı üye, ellerinde birleşik krallık bayrağı desenli şemsiyelerle poz veriyor. yani tantana aynı, sadece fon değişmiş.
olayın asıl can alıcı noktası burada: türkiye'de bir grubun kıyafeti ve dansı yargı konusu olurken, aynı grup avrupa'nın en büyük salonlarından birinde türkçe şarkı söylüyor. manifest'in hedefi iddialı; türkçe şarkılarıyla dünyaya ulaşmak ve kız çocuklarına ilham vermek. düşününce, ilham vermenin en somut yolu zaten bu: sahneye çıkmak, yargılanmaya rağmen susmamak ve bunu uluslararası bir platformda yapmak. mahkeme salonundan wembley'ye uzanan çizgi, sanatın kendi kendini savunma biçimi gibi.
bana kalırsa bu hikayede iki ayrı ülkenin aynı performansa bakışı net biçimde görünüyor. bir tarafta dosya açan bir hukuk düzeni, diğer tarafta konser afişi. manifest özelinde tartışma kıyafet ve dans üzerinden dönse de, asıl mesele kadın bedeninin ne zaman "uygunsuz" sayılacağına kimin karar verdiği. wembley'deki kalabalık bu soruya kendi cevabını vermiş görünüyor. haberin ayrıntıları için: bbc türkçe.