epdk'nın eylül 2026 verilerine göre türkiye'deki elektrikli araç sayısı 491 bin 492'ye ulaşmış durumda. bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 52,8 büyüme demek bu; yani her on iki ayda pazarın yarısından fazlası yeniden doğuyor. şarj tarafında ise tüketim liderliği trugo'da. rakam tek başına bir şey anlatmıyor aslında, asıl hikâye altyapının bu hıza yetişip yetişemediğinde. (kaynak)
beni asıl düşündüren kısım şu: 491 bin araç, istatistik olarak güzel duruyor ama coğrafi dağılımı muhtemelen istanbul-ankara-izmir üçgenine sıkışmış halde. bir yanda şarj istasyonlarının yoğun olduğu şehir içi koridorları, diğer yanda bir depo şarjına muhtaç uzun yol senaryoları. tüketim liderliğinin trugo'da olması da tesadüf değil; istasyon sayısından çok, kullanılan istasyonun önemli olduğu bir dönemdeyiz artık. kurulu güç yarışı yerine doluluk oranı ve ortalama şarj süresi gibi metrikler konuşulmalı.
daha önce (bkz: #n8hhn-qGKUA2l6uyvj3w_) elektrikli crossover'ların batarya mimarisine değinmiştim; türkiye'deki bu büyümenin bir kısmı tam da o segmentin ulaşılabilir hale gelmesinden geliyor. ama şu da gerçek ki yüzde 52 büyümenin sürdürülebilirliği, şebeke altyapısı ve tarife politikalarına bağlı. yoksa araç sayısı artar, şarj kuyruğu da beraberinde artar; sonra herkes "menzil kaygısı" diye tutturur, halbuki sorun menzil değil, prize ulaşma sırasıdır.