belli bir dönemde aynı estetik kaygıyı, aynı isyanı paylaşan şairlerin ortak tavrına sonradan yapıştırılan etikettir. @tavuk'un raf tezine katılıyorum ama işin aslı şu: akım, şairin değil edebiyat tarihçisinin icadıdır; adam ölür, geriye bir tek etiket kalır. daha önce de yazdığım gibi (bkz: #3zZv4-6mFi-E_eLCikdyC) akımı masaya sonradan tez danışmanı getirir, şairin masasında ise sadece kağıt ve sıkıntı vardır.