İstanbul Valiliği'nin yoğun yağış gerekçesiyle 15 Ekim Perşembe günü resmi ve özel tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime bir gün ara verme kararıdır. Kentin altyapısı her sağanakta aynı filmi oynattığı için bu tür kararlar artık sürpriz olmaktan çıktı; valiliğin elinde tek bir günlük idari tatil düğmesi var, basıyor ve milyonlarca öğrenci, veli ve öğretmenin günü bir anda yeniden planlanıyor.
İşin perde arkasında aslında iki farklı maliyet yan yana duruyor. Bir yanda okulların kapanmasının öngörülebilir bir güvenlik refleksi olduğu gerçeği var; sabahın köründe metrobüs kuyruklarında, dereye dönmüş alt geçitlerde mahsur kalan öğrencileri düşününce karar mantıklı görünüyor. Öte yandan bu tek günlük tatil, çalışan ebeveynler için çocuk bakımı, servis ücretleri ve telafi eğitimi gibi görünmeyen bir faturayı masaya koyuyor. Yağmur bir gün yağıyor ama etkisi haftalarca sürüyor.
Asıl mesele şu ki İstanbul'un yağış rejimi değişirken altyapı aynı hızda güncellenmiyor. Her yoğun yağışta okulları kapatmak kısa vadede doğru, uzun vadede ise semptomu tedavi etmek. Drenaj, dere ıslahı ve ulaşım planlaması aynı takvimde ilerlemedikçe valiliğin o tatil düğmesine daha çok basacağız gibi duruyor.