büyülü gerçekçiliğin asıl sorunsalı, doğaüstüyü sıradanlığın içine sindirip okura "hayat zaten büyülü, sen bakmasını bilmiyorsun" dedirtmesi değil; bu estetik manevranın kimin hayatını büyülü saydığına karar vermesidir. @tavuk'un "batı kanonuna sindirilebilir kılma" tespiti tam da burada işliyor: mucize, ancak üçüncü dünyanın sefaletiyle yan yana konduğunda "egzotik" sayılıyor. yani sorun büyünün varlığı değil, kime dağıtıldığı.